herkes ayrılıyor ve bazan bu ayrılıklar haddini aşıyor..bilmiyorum yani sadece yazmak için yazıyorum bunu..
okunma kaygım yok eleştirilme kaygım yok..en güzeli bu değil mi?
nerde kalmıştık ayrılık..çok afilli bir yazı yazabilirim ama sanırım olmayacak yani dozunu tutturamayıp
yine bir kaç kalbe bir kaç kişiye inceden dokunduracağım..yani istemesem de dokunacak çok uzun ve
iki ucu boklu değnek..ben bir ucundaysam sende bundan nasibi alacaksın..kaygılanma münasip yerine
dokunmam..ayrılık ayrılık ayrılık iki kişinin gönül bağı dediği olayın sona ermesi galiba..bilimsel
açıklaması hakkında bir bilgim yok..çok cahilim kardeşim yani öyle böyle değil baya cahilim..
ayrılık üzerine şahsi fikirlerimi belirteyim o zaman ayrılık..askere giden askerin yüreğinde ki veda..
annenin gözünde ki yaş..babası ölen evladın içindeki sızı,boşluk..babanın sarıldığı kefen..dostu ölen
arkadaşın boktan ruh hali..ölenin hatıraları..babam öldü,dostum öldü,askere de uğurlandım sayılır,askerde
uğurladım.. işte ben ayrılık nedir diye yazabilecek bir adamım sanırım..bu kadar yazacaklarım bunlarda bir
ayrılık..bir de en başta söylediğim ve bilimsel açıklamasını bilmediğim ayrılık var onun hakkında herkes
yalan yanlış eksik ve basit konuşuyor..yani cümle sonunda ki bir kelimenin yanlış ayırılması gibi bu şöyle oluyo-
rki bir önceki kelime nasılsa bu da işte öyle!! dil bilgisine,yazım kurallarına,türkçeye aykırı bir durum..
üst tarafta ki parçada daha fazla kelime kaldı belki de bu yüzdendir bu kadar acıması..altta kalan pek bir boş
bakıyor yani ondan birşey kalmamış..o zaten hazırmış gibi duruyor.. ama hazır olsaydı kelime olu-
yorki şeklide ayrılırdı ya da oluyor-ki şeklinde ayrılırdı..ne kadar boş konuşuyorum değil mi?
aslında birşeyler anlatıp bir şeyler yazmak çok istiyorum..kelimelerimin cümlelerde bu kadar başıboş
olması benim suçum..onları bir arada tutacak bir duygum yok olsa bile bir arada tutmaya gücüm yok
diyelim ki gücüm var o kadar bilgim yok.. yani 3 kusurlu hareketten 53 tane yaparak sarı kart alan
ve hala futbol oynamaya çalışan bacakları olmayan bir adam gibiyim..benim için her şey boktan
o kadar çok mızmızlanıyorum ki ayrılık diye başladığım yazıdan isyan diyerek ayrılıyorum..
ayrılıyorum demişken bu aşk dediğimiz sevgi dediğimiz olguya aykırı bi durum ayrılıklar olm-
uyor..yapamıyoruz biz doğru şekilde ayrılmayı.. doğru şekilde ayrılamadığımız için adları ayr-
ılık oluyor..sonrasında orospu çocuğu ve orospulardan geçilmiyor ortalık neden mi çünkü biz ayrıl-
amadık..olmadı yani sevmeyi bile doğru düzgün yapamamanın sonucu sanırım bu ya da ne bil-
iyim aşk denilen hoşlaşmanın yanlış anlaşılması sonucudur.. tamam bir dil gibi bir ders gibi bir yaz-
ım kuralı gibi öğrenemezsin sevgiyi aşkı ama işte biz tam öğrenemediğimiz için ayrılıklarımız da doğ-
ru şekilde olmuyor..doğru ayrılamıyoruz hep bir tarafta fazla kalıyor duygular bir tarafta eksik..hep bir tar-
af daha fazla seviyor diğeri sevmiyor biz böyle sanıyoruz..aşklar yarım yamalak sevgiler yalapşap ayrılıklar-
ımızda kuralına uygun olmuyor.. önce dilimizi öğrenelim sonuçta tüm insanlık bu ortak dili kullanıyor değ-
il mi? ben ayrılıktan o kadar bıktım ki bu yazıdan önce hiç bir yazımda satır yetmedi diye kelimeleri kendi
içinde birbirinden ayırmadım..
uzun olduysa oldu..çok kısa kestiysem kestim.. belki anlamını kaybetti cümleler ama kelimelerimi ayırmadım..
kelimelerimi seviyorum ve gerçek bir sevgi bu..bu yüzden ayrılmıyor kelimelerim.. anladıysan üç kere parmak şıklat
sağ dizinden yüzünü kaldır ve o aptal gülümsemeyi sil suratından.. şurada ayrılık üstünden konuşuyoruz değil mi?